Lipid ve Kolesterol Bozuklukları (Dislipidemi)

Kanımızda bulunan yağ molekülleri — kolesterol ve trigliseridler — vücudumuzun hücre zarlarını inşa etmek, hormon üretmek ve enerji depolamak için ihtiyaç duyduğu hayati bileşenlerdir. Ancak bu yağların kan düzeylerinin normalin üzerine çıkması veya koruyucu HDL kolesterolün düşmesi durumunda ortaya dislipidemi adı verilen ciddi bir metabolik bozukluk çıkar. Dislipidemi, damar duvarlarında yağ plakları birikerek damar sertliği (ateroskleroz) oluşmasına, kalp krizi ve inme gibi hayatı tehdit eden olaylara zemin hazırlar.

Prof. Dr. Tevfik Sabuncu, Türkiye genelinde dislipidemi prevalansını araştıran ve 202 atıf alan çığır açıcı epidemiyolojik çalışmasıyla bu hastalığın ülkemizde ne denli yaygın olduğunu bilimsel verilerle ortaya koymuştur. 2014 yılında Journal of Clinical Lipidology‘de yayımlanan bu kapsamlı araştırma, Türkiye erişkin nüfusunda trigliserid, LDL ve HDL kolesterol düzeylerindeki bozuklukların yaş ve cinsiyet spesifik dağılımını haritalaması açısından hâlâ referans niteliğindedir.

Kolesterol ve Lipid Türlerini Anlamak

Dislipidemi konusunu anlamak için önce kanımızdaki yağ türlerini tanımak gerekir:

  • LDL Kolesterol (“Kötü” Kolesterol): Karaciğerden dokulara kolesterol taşıyan lipoproteindir. Fazlası damar duvarlarına yapışarak plak oluşturur. Aterosklerozun birincil suçlusudur.
  • HDL Kolesterol (“İyi” Kolesterol): Damarlardan fazla kolesterolü toplayarak karaciğere geri götürür. Düşük HDL düzeyi kardiyovasküler riskin artmasıyla doğrudan ilişkilidir.
  • Trigliseridler: Vücudun enerji deposu olarak kullandığı yağ türüdür. Aşırı karbonhidrat, şeker ve alkol tüketimi trigliserid düzeylerini yükseltir. Yüksek trigliserid, özellikle pankreatit (pankreas iltihabı) riskini artırır.
  • VLDL ve Lipoprotein(a): İleri düzey lipid panellerinde değerlendirilen, kardiyovasküler riskin daha hassas tahmini için kullanılan parametrelerdir.

Dislipideminin Nedenleri

Lipid bozuklukları, primer (genetik) ve sekonder (edinsel) olmak üzere iki ana gruba ayrılır:

Primer nedenler: Ailesel hiperkolesterolemi gibi genetik lipid bozuklukları, genç yaşta kalp krizi öyküsü olan ailelerde sık görülür. Bu hastaların LDL kolesterolleri doğumdan itibaren çok yüksek seyreder ve agresif tedavi gerektirir.

Sekonder nedenler: Beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, obezite, diyabet, hipotiroidi, böbrek hastalıkları, bazı ilaçlar (kortikosteroidler, beta-blokerler, bazı diüretikler) ve alkol tüketimi lipid profilini olumsuz etkiler. Prof. Dr. Sabuncu’nun klinik pratiğinde özellikle diyabet ve hipotiroidi hastalarında eş zamanlı dislipidemi taraması rutin olarak yapılmaktadır.

Belirtiler ve Tehlike İşaretleri

Dislipidemi genellikle sessiz bir hastalıktır; belirtiler ancak damar hasarı ileri boyutlara ulaştığında ortaya çıkar. Bu nedenle düzenli tarama hayat kurtarıcıdır. Bununla birlikte bazı fiziksel bulgular ipucu verebilir:

  • Ksantelazma: Göz kapağı çevresindeki sarımsı yağ birikintileri
  • Ksantoma: Deri altında, tendonlar üzerinde veya eklemlerde görülen sarı-turuncu yağ nodülleri
  • Korneal arkus: Gözün renkli kısmı (iris) etrafındaki beyaz-gri halka, özellikle 45 yaş altında uyarıcıdır
  • Tekrarlayan karın ağrısı: Çok yüksek trigliserid düzeylerinde pankreatit belirtisi olabilir

Ne yazık ki çoğu hastada ilk belirti kalp krizi veya inme gibi ciddi bir olay olmaktadır. Bu nedenle Prof. Dr. Sabuncu, 20 yaşından itibaren düzenli lipid paneli kontrolü yapılmasını şiddetle önerir.

Tanı: Kapsamlı Lipid Paneli

Dislipidemi tanısı en az 9-12 saat açlıktan sonra alınan venöz kan örneğiyle konulur. Değerlendirilen parametreler:

  • Toplam kolesterol (istenen: <200 mg/dL)
  • LDL kolesterol (kardiyovasküler riske göre hedef: 70-130 mg/dL arası)
  • HDL kolesterol (erkeklerde >40, kadınlarda >50 mg/dL olması istenir)
  • Trigliseridler (istenen: <150 mg/dL)
  • Non-HDL kolesterol ve LDL/HDL oranı gibi hesaplamalı riskler

Prof. Dr. Sabuncu, TEMD çalışma grubuyla birlikte Türkiye’ye özgü lipid referans aralıklarının belirlenmesine katkı sağlamış, kılavuzların ülkemiz koşullarına uyarlanmasında aktif rol almıştır.

Tedavi Stratejileri

Yaşam Tarzı Müdahaleleri

Her dislipidemi tedavisinin temelinde yaşam tarzı değişiklikleri yer alır. Doymuş yağ ve trans yağ alımının azaltılması, lif açısından zengin beslenme, haftada en az 150 dakika orta şiddetli aerobik egzersiz, sigara bırakma ve ideal vücut ağırlığının korunması LDL kolesterolü yüzde 10-15’e kadar düşürebilir.

Statin Tedavisi

Statinler, karaciğerde kolesterol sentezini baskılayan ve LDL kolesterolü yüzde 30-50 oranında düşüren birinci basamak ilaçlardır. Atorvastatin ve rosuvastatin en sık kullanılan yüksek etkinlikli statinlerdir. Prof. Dr. Sabuncu, her hastanın kardiyovasküler risk skoruna göre statin dozunu ve LDL hedefini bireysel olarak belirler.

Statin Dışı Tedaviler

Statin intoleransı olan veya hedef LDL düzeyine ulaşamayan hastalarda ezetimib (bağırsaktan kolesterol emilimini bloke eder), PCSK9 inhibitörleri (biyolojik ajanlar) ve yüksek trigliserid durumlarında fibratlar veya omega-3 yağ asitleri tedaviye eklenir.

Prof. Dr. Sabuncu’nun Kardiyometabolik Risk Yönetimi Anlayışı

Prof. Dr. Sabuncu, dislipidemiye izole bir lipid sorunu olarak değil, diyabet, hipertansiyon ve obeziteyle iç içe geçmiş bir kardiyometabolik risk kümesi olarak yaklaşır. Klinik pratiğinde:

  • Her diyabet hastasında rutin lipid paneli yapılır ve LDL hedefi agresif tutulur
  • Metabolik sendrom (bel çevresi + yüksek tansiyon + yüksek açlık şekeri + düşük HDL + yüksek trigliserid) taraması yapılır — nitekim 186 atıf alan TEMD çalışmasında ATP III ve IDF kriterlerine göre Türkiye’deki metabolik sendrom sıklığını raporlamıştır
  • Obez hastalarda kilo verme ile lipid profilinin nasıl düzeldiği takip edilir ve gerektiğinde GLP-1 agonistleri gibi hem kilo hem metabolik parametreleri iyileştiren modern tedaviler kullanılır
  • Hipotiroidi ve diğer sekonder nedenlerin ekarte edilmesi sağlanır
  • Hastanın 10 yıllık ASCVD (aterosklerotik kardiyovasküler hastalık) risk skoru hesaplanarak tedavinin agresifliği buna göre ayarlanır

Bu bütüncül yaklaşım, Prof. Dr. Sabuncu’nun yıllar içinde geliştirdiği ve bilimsel çalışmalarıyla desteklediği bir entegre hasta yönetim modelinin ürünüdür.

Randevu ve İletişim

Kolesterol düzeyleriniz yüksek mi? Ailenizde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü var mı? Mevcut statin tedaviniz yeterli sonuç vermiyor mu? Prof. Dr. Tevfik Sabuncu‘ndan uzman değerlendirmesi alarak kardiyovasküler riskinizi bilimsel temelde yönetin.

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Osmanbey Kampüsü, Şanlıurfa
Dahili: 4826 / 4820 | Randevu Hattı: 0541 313 88 68