Obezite (Şişmanlık) ve Metabolik Sendrom

Obezite, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanan, Dünya Sağlık Örgütü tarafından resmen bir kronik hastalık olarak kabul edilen ve 21. yüzyılın en büyük küresel sağlık krizlerinden birini oluşturan multifaktöriyel bir metabolik bozukluktur. Obezite, yalnızca kilo fazlalığından ibaret değildir; insülin direnci, kronik düşük dereceli inflamasyon, hormonal dengesizlik ve organ hasarını tetikleyen karmaşık bir patolojik süreçtir.

Prof. Dr. Tevfik Sabuncu, obezite alanında Türkiye’nin en üretken araştırmacılarından biridir. 323 atıf alan sibutramin/orlistat ve NASH (non-alkolik steatohepatit) çalışmasından TEMD Obezite Çalışması’na, liraglutid gerçek yaşam verilerinden metabolik sendrom prevalans araştırmalarına kadar geniş bir bilimsel portföyle obezite tedavisinin bilimsel temellerini şekillendirmektedir.

Obezite Ne Zaman Başlar? Tanı Kriterleri

Obezite tanısı, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) ile konur. Kilo (kg) / boy² (m²) formülüyle hesaplanır:

  • 18,5 – 24,9 kg/m²: Normal kilolu
  • 25,0 – 29,9 kg/m²: Fazla kilolu (pre-obez)
  • 30,0 – 34,9 kg/m²: Obezite Evre I
  • 35,0 – 39,9 kg/m²: Obezite Evre II
  • ≥ 40,0 kg/m²: Morbid obezite (Evre III)

Ancak VKİ tek başına yeterli değildir. Bel çevresi ölçümü, özellikle karın bölgesindeki visseral yağlanmayı (iç organ yağı) yansıtması açısından en az VKİ kadar önemlidir. Erkeklerde 94 cm, kadınlarda 80 cm üzeri bel çevresi abdominal obezite olarak kabul edilir ve metabolik sendrom riskini doğrudan artırır.

Obezitenin Nedenleri: Basit Bir Kalori Meselesi Değil

Obezite, “çok yiyip az hareket etme” gibi basit bir denklemle açıklanamaz. Altında karmaşık nöroendokrin mekanizmalar, genetik yatkınlık ve çevresel tetikleyiciler yatmaktadır:

  • Genetik faktörler: Obezite yatkınlığının yüzde 40-70’i kalıtsaldır. Leptin, melanokortinreseptör ve FTO gen varyasyonları iştah ve metabolizmayı etkiler.
  • İnsülin direnci: Hücrelerin insüline duyarsızlaşması, enerji depolanmasını artırarak kilo almayı kolaylaştırır ve vermeyi zorlaştırır.
  • Hormonal bozukluklar: Hipotiroidi, Cushing sendromu, polikistik over sendromu (PKOS), hipogonadizm gibi endokrin hastalıklar kilo artışına zemin hazırlar.
  • Leptin direnci: Tokluk hormonu olan leptinin beyin tarafından algılanamaması, sürekli açlık hissi yaratır.
  • İlaçlar: Bazı antidepresanlar, kortikosteroidler, insülin, sülfonilüreler ve antipsikotikler kilo aldırabilir.
  • Psikososyal faktörler: Stres, uyku bozuklukları, duygusal yeme, sedanter yaşam tarzı.
  • Çevresel etkenler: Ultra-işlenmiş gıdaların yaygınlığı, büyük porsiyon kültürü, fiziksel aktivite imkanlarının kısıtlılığı.

Obezitenin Yol Açtığı Sağlık Sorunları

Obezite, vücuttaki neredeyse her organ sistemini olumsuz etkiler. “Diyabezite” kavramı — diyabet ve obezite birlikteliği — Prof. Dr. Sabuncu’nun klinik pratiğinin merkezindedir:

  • Tip 2 diyabet: Obez bireylerde diyabet riski 7-10 kat artar
  • Kardiyovasküler hastalıklar: Hipertansiyon, koroner arter hastalığı, inme
  • Dislipidemi: Yüksek trigliserid, yüksek LDL, düşük HDL
  • Non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı (MAFLD/MASH): Prof. Dr. Sabuncu’nun 323 atıf alan çığır açıcı çalışması bu alanı aydınlatmıştır
  • Uyku apnesi: Gece nefes durmaları, gündüz aşırı uyuklama
  • Eklem hastalıkları: Diz ve kalça osteoartriti, bel ağrısı
  • Kanser riski: Meme, kolon, endometrium, böbrek, karaciğer kanseri
  • Depresyon ve anksiyete: Obezite ile ruhsal bozukluklar arasında çift yönlü ilişki
  • İnfertilite: Kadınlarda PKOS ilişkili anovülasyon, erkeklerde düşük testosteron

Tanı ve Kapsamlı Metabolik Değerlendirme

Prof. Dr. Sabuncu, obezite hastalarına salt kilo odaklı değil, bütüncül bir metabolik değerlendirme uygular:

  • VKİ ve bel çevresi ölçümü
  • Açlık kan şekeri, insülin düzeyi, HOMA-IR (insülin direnci indeksi), HbA1c
  • Kapsamlı lipid paneli
  • Tiroid fonksiyon testleri (TSH, sT4) — hipotiroidi ekartasyonu
  • Kortizol ve DHEA-S — Cushing sendromu taraması
  • Karaciğer enzimleri ve karaciğer ultrasonografisi — MAFLD taraması
  • Vücut kompozisyon analizi (biyoimpedans)
  • Gerektiğinde uyku laboratuvarı değerlendirmesi

Tedavi Yaklaşımları

1. Tıbbi Beslenme Tedavisi ve Egzersiz

Her obezite tedavisinin temeli yaşam tarzı değişikliğidir. Kalori kısıtlaması, Akdeniz diyeti, düzenli fiziksel aktivite (haftada 150-300 dakika) ve davranışsal terapi birlikte uygulanır. Başlangıç kilosunun yüzde 5-10’unun kaybedilmesi bile metabolik parametrelerde anlamlı düzelme sağlar.

2. İlaç Tedavisi (Farmakoterapi)

VKİ ≥ 30 veya VKİ ≥ 27 + eşlik eden hastalık durumunda farmakoterapi değerlendirilir. Prof. Dr. Sabuncu’nun bu alandaki bilimsel katkıları özellikle dikkat çekicidir:

  • GLP-1 reseptör agonistleri (liraglutid, semaglutid): İştah merkezini baskılayarak tokluk hissini artıran, aynı zamanda insülin direncini kıran ve kardiyovasküler koruma sağlayan modern ilaçlardır. Prof. Dr. Sabuncu’nun çok merkezli liraglutid gerçek yaşam çalışması, bu ilacın Türkiye toplumundaki etkinliğini ve güvenliğini kanıtlamıştır.
  • Orlistat: Bağırsaklardan yağ emilimini bloke eder. Prof. Dr. Sabuncu’nun 2003 tarihli çalışmasında NASH hastalarında karaciğer enzimlerini düzelttiği gösterilmiştir.
  • Kombinasyon tedavileri: Naltrexon/bupropion gibi merkezi sinir sistemi üzerinden etki eden kombinasyonlar seçilmiş hastalarda kullanılır.

3. Bariatrik (Obezite) Cerrahisi

VKİ ≥ 40 veya VKİ ≥ 35 + ciddi eşlik eden hastalık durumunda cerrahi seçenekler (sleeve gastrektomi, gastrik bypass) gündeme gelir. Ameliyat öncesi kapsamlı endokrinolojik değerlendirme şarttır; Prof. Dr. Sabuncu bariatrik cerrahi adaylarının preoperatif hormonal profillerinin tespitinde ve postoperatif metabolik takiplerinde aktif rol almaktadır.

Prof. Dr. Sabuncu’nun Obezite Yönetim Felsefesi

Prof. Dr. Sabuncu’nun obezite yaklaşımında şu ilkeler ön plandadır:

  • Obezite bir karakter zafiyeti değil, bir hastalıktır: Hasta suçlanmaz, desteklenir
  • “Diyabezite” kavramıyla bütüncül yaklaşım: Kilo, şeker, tansiyon ve kolesterol birlikte yönetilir
  • Karaciğer sağlığı göz ardı edilmez: NASH taraması her obez hastada yapılır
  • Kanıta dayalı farmakoterapi: Kendi çalışmalarından elde ettiği gerçek yaşam verilerine dayanarak ilaç seçimi yapar
  • TEMD verilerine dayalı Türkiye gerçekliği: Obezite prevalansı ve metabolik profil analizleri Türkiye koşullarına özgü tedavi stratejileri geliştirmesini sağlar
  • Uzun vadeli takip: Obezite kronik bir hastalıktır; tedavi ömür boyu sürer, kısa süreli diyetlerle değil sistematik planlarla yönetilir

Randevu ve İletişim

Kilo probleminiz hayat kalitenizi mi düşürüyor? Verdiğiniz kilolar geri mi geliyor? Diyabet, tansiyon veya karaciğer yağlanması eşlik ediyor mu? Prof. Dr. Tevfik Sabuncu, obezitenizin gerçek nedenlerini tespit ederek bilimsel ve kişiselleştirilmiş tedavi planınızı oluşturmak için sizinle.

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Osmanbey Kampüsü, Şanlıurfa
Dahili: 4826 / 4820 | Randevu Hattı: 0541 313 88 68